bursa.com yayına başlayalı henüz iki ay oldu ve Alexa Bursa’da bir numaraya geldi. Buyurun bakın: http://goo.gl/I7jDpO Fişek gibi bir kadroyla geldik kısa sürede bu aşamaya…

 

Karışık duygular içindeyim.

Bir yanda iletişim devriminin öncesini yaşamış ve şimdisini de yaşıyor olmanın yarattığı şaşkınlık;

Bir yanda devrimin gereklerine olabildiğince uyum sağlayabilmiş olmanın gururu;

Bir yanda iletişim teknolojilerinin oluşturduğu dipsiz kuyuyu doldurma eyleminde yetersiz kalmanın yarattığı hayal kırıklığı;

Bir yanda da, tez canlı yapıma uygun bir işi yapıyor olmamın doyumsuz mutluluğu…

Geleneksel medyanın bir tık gerisinden, hurufat dizen matbaa çıraklığından gelen bir gazeteci olarak bu aşamaya gelmiş olan biri, günümüzün bilişim gençliği tarafından dinozor olarak adlandırılmaz da nasıl adlandırılır bilmem!

bursa.com yayına başlayalı henüz iki ay oldu ve Alexa Bursa’da bir numaraya geldi. Buyurun bakın:http://goo.gl/I7jDpO

Fişek gibi bir kadroyla geldik kısa sürede bu aşamaya… 2 aylık günlük ortalama tekil okur sayımız 50 binlerde… Günlük Google Analytics’e göre sayfa görüntülenme sayısı, halk tabirine göre tıklanma ise 300 binlerde… Hedefimiz bu değil elbette, tekil ziyaretçi sayısında 500 bine ulaşmak…

YAZIYOOOR, YAZIYOOOR!

Epeydir farkındaydık ama bursa.com’la birlikte dijital medyanın girdabına kapılınca daha iyi anladık ki geleneksel medyanın işi artık çok zor.

Gün boyu gelişmeleri topla, akşam olunca özetle, ertesi gün okura sunmak için süsle püsle… Bu dönem bitiyor artık. Geleneksel medyanın bundan böyle tek çaresi, farkındalık yaratmak ve özel habere yönelmek… Bugünün iletişim ortamında bilgi anında tüketiliyor çünkü… Sabah saatlerinde sürmanşete girdiğimiz bir haber, öğle olmadan bayatlıyor. Görüyoruz ki o haber, birkaç saat içinde yüzlerce internet sitesinde yayınlanmış, milyonlarca kişiye ulaşmış oluyor.

Ama sanmayın ki haberi web sitesine giriyorsunuz da iş orada bitiyor. Dijital medyanın da gazete satıcısı çocukları var. Yeni flaş bir haber yayına girdiğinde, dijital ortamda bağırıyorlar, “Yazıyooor, yazıyooor!” diye…

GÜVENİNİZİ KAYBETMEYİ GÖZE ALAMAYIZ!

Geçmişten bugüne kalan sadece, yöntemi değişen pazarlama değil elbette…

En önemlisi ve hiçbir şekilde değişmeyecek olan gazeteciliğin evrensel ilkeleri… Haberi verdiğiniz mecra ne olursa olsun, değişmeyecek ilkeleri var gazeteciliğin…

Biliyoruz ki milyonlarca dijital medya takipçisinin yakındığı konu, çok ilgi çekici başlıkların altının doldurulmamış olması… Yani okurun kandırılması…

Haber, makale, video ve fotoğrafta “tık almak” için aldatıcılığı tercih etmiyoruz, hiçbir zaman da etmeyeceğiz…bursa.com olarak ilkemiz bu. Hani demiş ya Alman Robert Bosch “İnsanların güvenini kaybetmektense, para kaybetmeyi tercih ederim” diye… Fazladan tık için güveninizi kaybetmeyi göze alamayız…

Ayrıca bakınız:

Benzer Konular:

 

Yoruma kapalıdır