MHP’nin politikalarını anlamak ne kadar da zor… Bu kadar çelişkiyi başka bir siyasal ideolojide görmeyiz sanıyorum. Düşünmüyor da değilim. Ben mi geri zekâlıyım, anlamıyorum, yoksa MHP’liler mi dahi bilemedim gitti! (Bu yazının yayınlanmasından sonra, evet sen geri zekalısın mesajları almaya da hazırım!)

Daha cümlenin başında;

Türklüğün, AKP husumeti, Türkiye’nin, AKP vurgunu ve tahrikleriyle pençeleştiğini;

Bakara Suresi’nin 188. ayetinde Allah’ın rüşvet almayı da vermeyi de yasakladığını hatırlatarak, AKP iktidarında Allah’ın ayetlerinin dünya malı karşılığında satıldığını;

Bu durumun Türkiye’nin itibar, yaptırım, caydırıcılık ve saygınlığına tahminlerin ötesinde zarar verdiğini;

Ahlaki özdenetimini kaybettiği gün gibi aşikâr olan AKP iktidarının ülkemizin başındaki bir numaralı musibet hâline geldiğini;

Milletin üçüncü defa iktidar sorumluluğu verdiği AKP kadroları ve Recep Tayyip Erdoğan’ın bu emanete ihanet ettiğini;

“HIRSIZ AKP BİNASINA KAÇMIŞTIR”

Başbakan Erdoğan’ın yönetimi altında Türkiye’nin resmen, yolsuzluğun, yoksulluğun ve yasakların hâkimiyeti altına girdiğini;

AKP iktidarlarında rüşvetçilerin hayırsever, hırsızların yardımsever, hâkim ve savcıların militan, yolsuzluk operasyonlarının komplo, utanmazlığın mağduriyet olarak sunulduğunu;

Son 11 yılda sapla samanın, doğruyla yanlışın, güzelle çirkinin, hak ile batılın, duayla bedduanın, temizlikle kirliliğin birbirine karıştığını;

Vatandaş ekonomik vesayet ve ekonomik darbe altında can derdine düşmüşken, AKP Hükümeti’nin yürütmenin, aşırmanın ve götürmenin hırsıyla rüşvet ve yolsuzluk gemisinin dümenine geçtiğini;

Allah’tan korkmaz, kuldan utanmaz hırsızların, yağmacı ve hortumcuların AKP hükümetinin etrafında öbek öbek toplanıp aynı amaca yöneldiklerini;

Halk arasında evi soyulana “Hırsız AKP binasına kaçmıştır”, bir eşyası kaybolana “AKP’liler almıştır” esprileri yapmanın sıradan bir hadise hâline geldiğini;

2014’ÜN KOŞULLARI 2002’YE GÖRE DAHA MI İYİ?

Kabaca anlatımıyla AKP’nin Türkiye’yi bölmek için dış güçlerle işbirliği yapıp, çatışma ve cepheleşme sürecine kilitlediğini;

TSK’ya kumpas ve HSYK konularını hatırlatarak, Başbakan Erdoğan’ın 12 Eylül Referandumu’na evet diyen herkesi kandırıp yüzüstü bıraktığını söyleyeceksin…

Bütün bunların ardından “Ateşle imtihandan geçen Türk milletini, bugün yaşadığı bunalımlardan çıkartacak yegâne siyasi güç; ruhu ve benliği Türkiye sevdası ateşiyle yanan Milliyetçi Hareket’tir. Milliyetçi Hareket,  bu milletin içinden çıkmış kadrolarıyla, tek alternatif olarak yerelde de, genelde de iktidara hazırdır” diyeceksin…

Sonra da;

“2002’de MHP liderinin erken seçim çağrısı üzerine ülke erken seçime gitmişti. Bugünkü koşullar 2002’den daha mı iyi de erken seçim çağrısı yapmıyorsunuz?” sorusuna şöyle yanıt vereceksin;

“KAOS YARATACAK YAKLAŞIMI
DOĞRU BULMUYORUZ”

“Her olayı kendi koşullarında değerlendirmek lazım… 1999 seçimlerinde millet iradesiyle oluşmuş parlamento yapısını farklı noktalara çekmek için, farklı güçlerin devreye girmesiyle kapalı kapılar ardında tezgahlar kuruldu. Özellikle rahmetli Bülent Ecevit’in hastalığı bahane edilerek DSP’ye bir operasyon yapıldı. Parti ikiye bölündü. Hükümet bünyesinde özellikle ANAP kaynaklı farklı senaryolar oluşumu dillendirilmeye başlandı. Genel başkanımız, millet iradesi hilafına kapalı kapılar ardında siyasetin yeniden tanzimine müsaade etmenin doğru olmayacağını düşündü. Emaneti sahibine iade etmek gerektiğine yönelik çok önemli ve demokratik bir tavır koyarak, millete müracaat edildi.

Bugün de parlamentoda halen çoğunluğu devam eden bir hükümet var. Bu çoğunluk devam ettiği müddetçe bu iradeye saygı duymak lazım… Türkiye’yi yeniden bir kargaşaya, kaosa götürebilecek, hükümet krizine sebebiyet verebilecek bir yaklaşımı doğru bulmuyoruz.”

HALK VERECEK SİZİN DE CEZANIZI!

AKP iktidarına yönelik ifadeler ve yanıt, MHP Genel Sekreteri, Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’a ait…

Büyükataman ayrıca, “çok nazik bir süreçten geçildiğini, gerek içerde, gerekse komşu ülkelerde yaşanan gelişmeler nedeniyle Türkiye’de ortaya çıkacak bir kargaşanın, kaosun, siyasi istikrarsızlığın bedelinin daha ağır olabileceğini göz ardı etmemek gerektiğini” söylüyor.

MHP olarak her zaman “önce ülkem ve milletim” anlayışını ön planda tutarak siyaset yapmışlar. Milletin problemlerini daha da çözümsüz hale sokabilecek kargaşa ortamından medet uman, buna dayalı “siyaseten ön alma” anlayışı içerisinde hiçbir dönem olmadıklarını, bundan sonra da olmayacaklarını ifade ediyor.

İyi ya madem, öyle olsun…

Ama şuna da bir yanıt lütfen…

Doların 2, Euronun 3 lirayı aştığı;

MHP’lilerin “istikrar unsuru” olarak gösterdiği AKP’nin iktidara geldiği tarihte 4.3 milyar lira olan bireysel kredi kartı borç miktarının 85 milyar liraya yaklaştığı;

Hukukun ayaklar altına alındığı, yargıya güvenin kalmadığı, demokrasinin olmazsa olmaz koşulu kuvvetler ayrılığı ilkesinin ortadan kaldırıldığı bir ülkede hangi istikrardan bahsediyorsunuz?

Neyse, halk verecek sizin de cezanızı!

—BEYİN CİMNASTİĞİ—
 

Deveyi yutmuşlar hamuduyla
Kardeşlik bozuldu bedduayla
Borç batağında çırpınsa da
Vatandaş yaşıyor umuduyla

Ayrıca bakınız:

Etiketler:
 

Yoruma kapalıdır