şarap peynirSize, “Fransızlar her gün farklı bir peynir yeseler, bir yıl sonra aynı gün hala ilk yedikleri peynir çeşidine dönemezler” desem, “Hadi ordan” deyip terslersiniz. Sadece peynir adlarının listesi 35 sayfa tutuyor desem; 29 Mart tarihini ulusal peynir bayramı olarak kutluyorlar desem; Fransız ekonomisinde sadece peynir cirosunun 3 milyar avro olduğunu, Türkiye’de kişi başı yıllık peynir tüketimi 6 kilo iken bir Fransız’ın 24 kilo peynir tükettiğini söylesem, biliyorum ki şaşırırsınız.

Durun daha şaşıracağınız çok bilgi var.

Gene Fransa’nın yılda 5.6 milyar litre şarap ürettiğini, bu sektörün 7.5 milyar avroluk piyasa yarattığını;  beyaz ekmekte 70, kahvede 150, iyi bir parfümde 500 koku bileşeni varken, şarapta bin 200 değişik koku bileşeni olduğunu duymak da, konuya uzak olanlara “vay be” dedirtecek türden bilgiler..

Kim verdi bu bilgileri? Gıda Yüksek Mühendisi Merih Korur ve Mühendis Melih Karaer.. Birlikte üçüncüsünü gerçekleştirdikleri “Şarap ve Peynir Teknik Tadım Etkinliği”ne katıldım. İlginç bir deneyimdi.

Mutfakla aram iyi diye yakın çevremden aldığım övgülerden ötürü zaman zaman “sonradan gurme” havalarına giriyordum. Üç ülkede catering şirketleri bulunan Merih Korur gurmeliği öyle bir tarif etti ki, dedim kendi kendime “Ortalıkta gurmeyim deyip de gezme, gerçek gurmeleri germe!”

Merih Korur 6 çeşit peynir tanıttı ve tattırdı katılımcılara. Adına “Brie” dedikleri “kralların peyniri”ni en birinci seçtik katılımcılar olarak.. “Chevre”yi tattığımda çevreyi öyle bir keçi kokusu sardı ki, sanki bir keçiyi canlı canlı yiyorum. Çıkaramadım da ağzımdan, yutarken gözlerim yuvalarından fırlayacak sandım.

Camembert adlı peynirin kokusuna gurmeler “meleğin kokusu” diyorlarmış. Brillat Savarin peynirine adını veren Fransız gastronomisinin babası da dermiş ki, “Bana, ne yediğinizi söyleyin, size kim olduğunuzu söyleyeyim.”

O derece yani!

Yok abi! Bizde ayıptır söylemesi yediğini! Hem biliyoruz kim olduğumuzu! Biz Türk’üz ve bizde eşeğin bilmediği ot karnını ağrıtır.

Laf aramızda, mübarek keçi peynirinin o bir yudumu var ya, bırakın karın ağrıtmayı, ertesi gün tuvalette ikamete zorladı bendenizi!

Gelelim artık şaraba..

Melih Kararer, kendi bağında yetiştirdiği 7 çeşit üzümle butik şarap üretimi yapıyor. O da Kuzey Fransa’nın 5 çeşit şarabıyla şampanyayı tanıttı. “Beyazların Şahı Chablis”yi tattırdı bizlere.. Şarap tadımının nasıl yapıldığını öğretti. Şampanya ise 1869 yılından beri ikon olan Moet Chandon Imperial’di! (Biliyormuş gibi yapalım da ayıp olmasın!)

Hani filmlerde görürüz ya şampanya patlatılır, fışkırtılır. Asla!

Kararer’in nasihati, “Katiyen patlatarak açmayınız. Bir damlasını ziyan etmeyiniz!”

Şampanyanın zahmetli üretim aşamalarını dinlemek bile hak vermeye yetiyor.

İkili, 31 Mart’ta da Güney Fransa’nın şarap ve peynirlerini anlatacak. İlgilenenlere duyurulur. Bana Kuzey Fransa yetti!

Ayrıca bakınız:

Yoruma kapalıdır