etnik kökenBu ülkede kimse ari bir ırkın mensubu değil kanımca.. Osmanlı gibi yüzyıllarca muazzam bir coğrafyaya hükmetmiş imparatorluğun torunları olan bizlerin soy-sop tartışmasına girmesi, bu tartışmayı çatışmaya dönüştürmesi kadar aptalca bir şey olamaz.

Sohbetlerde asla etnisite, mezhep, din üzerinden genelleme yaparak konuşmamayı bundan yirmibeş yıl kadar önce kocaman bir çam devirdiğimde öğrendim! Devirdiğim çam, siyasi görüşle ilgiliydi. Üstüne yıktığım ise Bursa’da “Demokrat Sami” lakabıyla tanınan tekstilci Sami Bilge idi. Oysa her karşılaşmamızda “dostum” der hala.. Belki kendisi bile hatırlamaz densizliğimi..

Neyse..

Önceki gün bir arkadaşımla özel bir konuda tartışırken, “Doğulu-Bulgaristan göçmeni” kavramları kullandı. Üstelik kindar bir vurguyla..

Aynı günün akşamında bir başka arkadaşım, bu doğrultuda daha önce kırdığı potlardan bahsetti.

Gençliğinde, kız arkadaşının Kürt olduğundan habersizmiş. Onun yanında, “İstanbul’u da Kürtler istila etti” deyivermiş. Kız etnik kimliğini açıklamış. Bizimki devirdiği çamı kaldırıp yeniden toprağa sabitlemek için “Biz de Bursa’yı istila ettik canım” diyerek epey çaba harcamış..

İyi niyetinden, insan sevgisinden asla endişe etmediğim arkadaşım geçenlerde de kırmış bir pot.. Hataylı komşusu varmış. Nasıl oluyorsa suyu ortak saatten kullanıyorlarmış. Su parası fazla gelince “Arap yağı bol bulunca..” diye başlayan deyişi kullanıvermiş. Arap kökenli olduğunu bilmediği komşusu bozulmuş bozulmasına ama tatlıya bağlamışlar..

Birebir ya da bir toplulukta konuşurken dillere pelesenk olmuş etnisite, mezhep, din ve siyasal görüşle ilgili sözler kullanmamak gerek.

Televizyon sunucuları Güner Ümit ve Mehmet Ali Erbil’in Alevi vatandaşlarımızı çağrıştıran iğrenç yakıştırmaları canlı yayında kullandıkları için nasıl aforoz edildiklerini hatırlasınız.

Hele ki ülke çok ciddi bir süreç yaşarken, herkes diken üstündeyken dikkati daha da artırmak gerekiyor.

Aslında herkes diyor ya “amaç birlik, bütünlük” diye.. Aslında böyle başlayan her nutuk, ayrılık tarlasına bir tohum demek..

Geçen hafta sonu Mestanlılar Derneği’nin toplantısında yapılan konuşmalar da hamaset yüklüydü. Aynı tarzda, üstelik ses tonunu yükselterek yanıt veren AKP Milletvekili Mustafa Öztürk protesto edildi.

Aslında gerilimin nedeni, 12 Mayıs’ta Bulgaristan’da yapılacak milletvekili seçimleri öncesi ülkedeki Türk oylarının bölünmesi.. Ankara, HÖH lideri Ahmet Doğan’dan hoşnut değil. Kasım Dal desteklenerek yeni hareket yaratıldı, parti kuruldu.

Ankara’nın HÖH ile ilgili gerekçeleri haklı olabilir ancak yeni partiyi erken seçime yetiştirmek de pek kolay görünmüyor. Haliyle Bulgaristan’daki Türk oylarının yönünü bir bakıma Ankara belirleyecek.

 

—DÖRT DÖRTLÜK—

 

Kanmayın kan emicilere, onlar tacir
Aşağılanmasın ülkemde Kürt ve Muhacir
Kim ki kendini diğerinden üstün göre
İşte o zaman yüreğim çok acır

Ayrıca bakınız:

Yoruma kapalıdır