“Türkiye’de milliyetçilik” denince benim aklıma önce Atatürk Milliyetçiliği geliyor. Kafatasçılık boyutunda olmayan, dil, kültür ve siyasi birliktelik değerlerine dayalı ulusu esas alan Atatürk Milliyetçiliği’nden sonra 1980’lerde ortaya çıkan Aydınlar Ocağı orijinli “Türk-İslam Sentezi”ni ikinci sıraya alabilirim. İçinde olduğumdan değil… Kendi kuşağımda oluşumuna ve eylemlerine tanıklık ettiğimden…

Bu ideolojiyi içinden çıkaran MÇP (Milliyetçi Çalışma Partisi) ile bugünkü MHP arasında ne fark var derseniz, arada dağlar, denizler var.

Dünyadaki olağanüstü değişimden payını alan bu keskin milliyetçiliğin bugün geldiği nokta, son yıllarda bazı Avrupa ülkelerinde hortlayan milliyetçilik kadar bile değildir. Kısacası Türkiye’de milliyetçilik “light” hale gelmiştir.

Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında Türkiye’ye biçilen “Ilımlı İslam” modeli başarıya ulaşmış, bu operasyon sırasında MHP’nin sarıldığı Türk-İslam sentezinden İslam’ı, 2000’li yılların başında BOP kapsamında ortaya çıkan AKP ele almıştır. O andan itibaren MHP’nin elinde sadece “Türklük” unsuru kalmıştır ki, bugün ülkede bölünme korkusu yaşatan Kürt sorunu nedeniyle bu unsur bile diken olarak gösterilmekte ve ne yazık ki böyle kabullenme durumuna gelinmiştir!

Bu nedenle MHP topal ördek gibidir. Emperyalist senaristlerin yazdığı, -kaset skandalları gibi- son oyunlar, topal ördeği tümden etkisiz hale getirmeye yöneliktir.

* * *

Kent Meydanı’nda dün MHP Lideri Devlet Bahçeli’yi beklerken aklımdan bunlar geçiyordu.

Bir de dün sabah bindiğim taksinin şoförünün söyledikleri…

Ne mi demişti?

“MHP’liyim ama mutlu değilim?”

Devlet Bahçeli’den memnun değildi. Bahçeli güven vermiyordu. Bir de, sürekli olarak yoksulluk diyordu. Oysa Türkiye yoksul bir ülke değildi. Ne Bahçeli’nin, ne de Kılıçdaroğlu’nun orta tabakaya hitap eden söylemi yoktu. Dahası lider özellikleri de yoktu. Tayyip Erdoğan gibi ikna edemiyorlardı.

Aslında Devlet Bahçeli, MHP’nin yumuşak karnıydı… Geçmişteki uygulamalarına bakarak rahatlıkla söylenebilecek tespit, tutarlı olmamasıydı!

* * *

Her partili, miting kalabalığı konusunda tahmin bekler… Bizden de bekleyen çıkar mutlaka… Sırf o beklentileri karşılamak için bir rakam sallamak gerekir mi diye düşünüyorum da… Hayır sallamayalım. Ama en azından şunu diyebiliriz. Miting kalabalığı MHP’nin üçüncü parti olduğunu tescil etti!

* * *

Bahçeli’nin sevdiğim sözlerine gelince…

Tayyip Erdoğan için: “Buna göre Atatürk dönemi yok. İnönü dönemi, Menderes dönemi, Demirel, Ecevit dönemi yok. İçinde yetiştiği Erbakan dönemi bile yok. Yeni bir Türkiye diyorsun. Var olan Türkiye’nin suyu mu çıktı? Bölünmüş bir Türkiye mi olacak? Recep Tayyip Erdoğan’ın gitme zamanı gelmiştir.”

Ayrıca bakınız:

Yoruma kapalıdır