Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’ndaki (BTSO) gelişmelerin vardığı boyut oldukça ilginç…

Organize Sanayi Bölgesi yönetimi seçimi öncesindeki sürecin bir bilançosunu çıkarırsak, en zararlı çıkanın BTSO Başkanı Celal Sönmez olduğu görülüyor.
İlk hatayı, “OSB Başkanlığı için İlhan Parseker’i destekliyorum” demekle yaptı Sönmez…
Şayet, “Yeniden aday olmuyorum. Aday olacak arkadaşlara başarılar dilerim” deyip tarafsız davransaydı, başına bunlar gelmezdi belki de…
Muhtemelen, muhalefet olarak adlandırdığımız grup da eski defterleri kurcalamazdı.
Kurcalamazdı, çünkü bu ülkenin siyasal ve yönetsel geleneğinde “devri sabık yaratmak” yok…
Dolayısıyla gelecek olanlar da, kendi çevrelerinde söylenmekle yetinir, olup bitenleri ayyuka çıkarmazdı.
Şu halde bile OSB yönetiminde yapıldığı iddia edilen yolsuzluk ve usulsüzlükleri yargıya taşıma niyeti yok karşı tarafın…
Evet, savcı harekete geçti ama basında yer alan haber ve yorumları ihbar kabul ederek yaptı bunu…

* * *

Celal Sönmez’in ikinci büyük hatası da, son meclis toplantısında kürsüye klasörlerle gelmesi oldu kanımca…
Kılavuzlarından biri İlhan Parseker’di mutlaka… Suçluluk psikolojisinin yansımasıydı Sönmez’in davranışı…
Yaptığı her işin doğru olduğuna inanan kişi, “Alnım açık, yüzüm ak! Varsa bir yanlış işim işte adliye orada! Buyurun götürün yargıya” deyip inmeliydi kürsüden…
Oysa Celal Sönmez, dedikodu düzeyinde kalan iddiaları önüne koyduğu klasörlerden belge çıkararak yanıtlamaya çalıştığı yetmiyormuş gibi, son demde çenesini titretip, gözlerini yaşartarak duygu sömürüsü yaptı.
Üstüne üstlük, muhalefetin, haliyle tüm meclis üyelerinin bilmediği bilgiler de aktardı Sönmez…
Serbest Bölge’de Mahmut Yılmaz ile birlikte hissesinin bulunması…
Sönmez Holding’e bağlı enerji şirketinin BOSEN’le ticari ilişkide olması gibi…
Bu ifşa bile ikna etmedi meclis üyelerini…
Son tahlilde şunu diyebiliriz ki;
Yılların Parseker dostluğu Sönmez’e pahalıya patladı!

* * *

Seçim için olağan tarih 22 Şubat iken, 7 Şubat’ta yapılmasına karar verilmesinin altında yatan nedeni inceleyelim şimdi…
Oy kullanacak meclis üyesi sayısı 148 iken, kimin ne dediği belli iken “baskın seçim” iddiası afaki kalıyor.
Bu çerçeveden bakarsak öyle…
Tarihin erkene çekilmesini “baskın seçim” moduna sokan şu…
BTSO meclisini oluşturan komite temsilcileri, 4 yıllık meclis üyeliği görevini, dönüşümlü olarak yapıyorlar. Komitelerin yoğunluğuna göre bu üyelikler, 2, 3 veya 4 kişi olabiliyor.
Komite üyeleri kendi aralarında anlaşıp, 2 yıl A ve B kişiler, diğer 2 yıl ise C ve D kişiler meclis üyeliği yapıyor. Bu da, mevcut üyelerin istifasıyla gerçekleşiyor, dolayısıyla yedektekiler geliyor.
İşte OSB seçimi de tam bu dönüşüm zamanına denk geldi. Değişecek meclis üyelerinin, seçimin dengesini bozacak sayıda olduğu belirtiliyor ki, yeni gelecek üyelerin mevcut yönetim karşıtı olmaları nedeniyle seçimin erkene alındığı iddia ediliyor.
Bu yüzden “baskın seçim” tanımlaması cuk oturuyor.

Ayrıca bakınız:

Etiketler:
 

Yoruma kapalıdır