Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı, Bursa Milletvekili Adayı Bülent Arınç’ın, dün öğle saatleri itibariyle internet sitelerine düşen, bugün de gazetelere yansıyan ALES (Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı) ile ilgili açıklamalarının yer aldığı haber şöyle başlıyor:

“Bir gazetecinin, YGS’deki şifre iddialarını hatırlatarak, ‘ALES’te de bir skandal ortaya çıktı. ÖSYM konusunda hükümetin tatmin hali devam ediyor mu acaba?’ sorusu üzerine Bülent Arınç…”

O “bir gazeteci” bendenizim…

Sayın Arınç’tan özür dilerim! Bazı meslektaşlarım gibi “Allah’ın izniyle 12 Haziran’da milletvekilimiz olacaksınız” diye başlayan “10 yıllık iktidarınız süresince memlekete nur yağdırdınız, 12 Haziran’dan sonra da yağdırmaya devam edeceksiniz evvelallah!” şeklinde devam eden cümlelerin sonunda soru sormadan saygılarımı sunup, şefkatlerine ve bilumum bişeylerine mazhar olmak isterdim ama yapamadım!

Galiba hiçbir zaman da yapamayacağım!

* * *

Bülent Arınç’ın şu sözlerinden anlıyoruz ki, hükümet üyelerinin canı sıkkın:

“Tatmin oldun veya olmadın kelimesi artık biraz tadını kaçırdı. Birileri o zaman ki açıklamalara bakarak bu kelimeyi kullanmış olabilir.”

1 milyon 700 bin gencin geleceğini ilgilendiren bir skandal ise söz konusu olan, anlık açıklamalara bakarak konuşmayacaksın!

“Hele bir inceleme yapılsın” diyeceksin…

Yoksa bile, senin olsa da olmasa da (!) “Hukuk var, yargı var” diyeceksin…

“Bir yanlışlık varsa, bir kasıt varsa, bir suiistimal varsa sorumluları hesabını verir” diyeceksin…

Bunları derken de, 1 milyon 700 bin gensin içini rahatlatmak için “Belirsizliği ortadan kaldırmak için elimizden geleni yapıyoruz, kimse mağdur olmayacak” diyeceksin…

Sonradan akılları başlarına geldi, bunu dediler ama ÖSYM Başkanı Prof. Ali Demir de konuştukça battı mübarek!

En baştan “tatmin olduk” deyip çıktılar ya işin içinden, milyonlarca ananın ahını aldılar ya, ayaklarına dolandı. Her gün yeni bir falsoları ortaya çıktı.

Alın işte son örnek, geçtiğimiz pazar günü yapılan ALES’teki soru kitapçığı skandalı…

* * *

Düşünüyorum da, bu ülkede yaptığı işi yüzüne gözüne bulaştıran, yolsuzluğa usulsüzlüğe karışanlar, foyaları ortaya çıktığında ne zaman istifa etmeyi öğrenecekler?

Elektronik posta zincirinde dolaşan bir görüntüdeki gibi, basın mensupları huzurunda yaptığı yanlışlıktan ötürü kamuoyundan özür dileyip, sonra da tabancayı ağzına sokup intihar etmelerini beklemiyoruz yanlış yapanların… Böyle bir şey yapmasınlar da zaten… Ama en azından “Bütün bu olanlar benim utancımdır, halktan özür diliyor ve istifa ediyorum” dese yetecektir.

Ama nerde?

Yüz surat hacı murat!

* * *

Bu arada pazar günü Şehreküstü Meydanı’nda Bursa Ülkü Ocakları’nın YGS eylemini izledim. Ülkücü gençlerin tiyatral gösterisi ilginçti. Papatya falı da baktılar.

“Tatmin olmadık” çıktı…

Ayrıca bakınız:

Etiketler:
 

Yoruma kapalıdır