Bursa Atatürk Stadı’nda dün, vizyona yeni giren “Behzat Ç. Seni Kalbime Gömdüm” filmini seyreder gibi oldum. Filmi izlemeyenlere kısaca konuyu hatırlatalım ki, Bursaspor’un Manisa karşısındaki başarısızlığıyla nasıl bağlantı kurduğumuz anlaşılsın…

Geçmişte yaratılan polis terörünün mağduru “Redkit” lakaplı katil, onu yakalamaya çalışan bugünün iyi polisleri ve cinayetler çözüldüğünde foyaları ortaya çıkacak olan istihbarat elemanlarının olayı karartma çabalarını anlatan polisiye film…

Bursaspor’un, son haftalarda yakaladığı istikrarsızlığı (!) örtmek için yapması gereken de Manisa Tarzanı’nı Atatürk Stadyumu’nun çimlerine canlı canlı gömmesi gerekiyordu… Amaç buydu ama Tarzan’dan beklemediği bir direnişle karşılaştı.

Deplasman takımı olarak Manisaspor tabii ki savunma yapacaktı, bile bile Timsah’ın hazırladığı tabuta girmeyecekti. Zaten Timsah’ın ayakları da yeterince kıvrak değildi.

Ofansif yanıyla Bursaspor dün, Behzat Ç.’deki Ahmet gibiydi. Polis işkencesine maruz kalmış, kafayı yemiş ve yine istihbaratçılar tarafından kullanılan Kolsuz Ahmet’ten farksızdı. Sağ kanatta zayıf olan ve genellikle sol kanattan iş bitiren Bursaspor, Manisa kalesine giderken bu kez solu da kullanamadı. Sol açıktaki en etkili silah Ozan İpek’in de ayakları birbirine dolandı dün… Ertuğrul Sağlam’ın sağ kanada yerleştirdiği genç oyuncu Ahmet Arı da, kovanına kükürt püskürtülmüş gibi bal yapamadı bir türlü…

Son dakikalarda iki kez Manisalı oyuncuların eline çarpan topların hakem Volkan Bayarslan tarafından penaltı olarak değerlendirilmemesi, kaybedilen 2 puana mazeret olarak gösterilebilir…

Yoksa Hakem Bayarslan da “İstanbul”un bir elemanı mıydı!? Futbolun derin devleti devreye girmiş olabilir! Her yerde ajanları var! Toptan yok edecekler Bursaspor’u!

Bunlar olağan paranoyak düşünceler elbette…

Kısaca Bursaspor dün kötüydü. Tarzan’ı gömeyim derken kazdığı mezara kendi düştü. Taraftara da ağıt yakmak düştü:

Bursaspor K. Seni Kalbime Gömdüm…

Ayrıca bakınız:

Yoruma kapalıdır