Siyasi partilerin seçim reklamlarını ilgiyle izliyorum televizyonlarda… AKP ve CHP’nin reklamlarında mesajlar çok net, algısı kolay, etkileyici… AKP’nin reklamlarında seçmene “balık hafızalı” muamelesi yapılıyor. “Unutmuşsundur” denilerek hatırlatılıyor.

Mesela paradan 6 sıfır atılması…

Sosyal güvencesi olan herkesin istediği hastaneden sağlık hizmeti alabiliyor olması…

Havayolu taşımacılığının geliştirilmesiyle uçak biletlerinin neredeyse otobüs fiyatına düşürülmesi…

Otoyollar, duble yollar, hızlı tren falan filan…

* * *

CHP ise pek çok kişinin yaşadığı, tanığı olduğu figürleri taşıyor reklamlar aracılığıyla seçmenin ekranına… İktidar tarafından popülist politika olarak değerlendirilse de sosyal adalet vurgusu ön planda…

İçlerinde beni en çok yaralayan emekli öğretmen figürü…

Emekli maaşının yetersizliğinden ötürü simit satmak zorunda kalan öğretmenin, eski öğrencisiyle karşılaşma anı, her izlediğimde yüreğimi burkuyor.

* * *

Sosyal Güvenlik Haftası etkinlikleri, istatistikler ve torba kanun kapsamındaki son gelişmeler hakkında bilgi vermek üzere basın toplantısı düzenleyen SGK Bursa İl Müdürü Ramazan Yıldız’ı dinlerken de emeklilik konusuna takıldım.

Uzun yıllardır tanıdığım devlet memurlarıyla karşılaştığımda, emekli olup olmadıklarını sorarım nedense…

Süresi dolmuştur da, emekli olup da ne yapacaktır ki?

Alacağı üç kuruş emekli maaşıyla geçim kolay mıdır sanki?

Devlet “git artık” deyinceye kadar duracaktır elbette…

* * *

İşte bu durumu sordum SGK İl Müdürü Yıldız’a… Bursa’da 4C statüsünde, yani eski tabirle Emekli Sandığı kategorisinde çalışan sayısı Şubat 2011 itibariyle 58 bin 84’müş… Verdiğim örnekteki gibi düşünen sayısının yüzde 10’u bile bulmayacağını söylüyor Yıldız…

Yüzde 10 olduğunu varsayarsak, 5 bin 800 kişi yapar ki, sadece Bursa’da az bir sayı değildir, emeklilik yaşı geldiği halde çalışmaya devam eden devlet memuru sayısı…

Açık konuşmak gerekirse, “ne akar, ne kokar” türden memurlardır bunlar… Kalifiye olan süresi dolduğu gibi kaçıp gidiyor zaten özel sektöre… Bir yandan emekli maaşını alıyor, diğer yandan başka bir işte çalışıyor.

* * *

Devlet hizmetinin kalitesinin artırılması için 657 kalkanının kaldırılması gerektiğini düşünenlerdenim… Devlet memuru da, aynen özel sektör çalışanları gibi, işi gevşettiğinde, görev ve sorumluluklarını yerine getirmediğinde gözünün yaşına, hatta “dayısının kim olduğuna” bakılmaksızın kendisini kapının önünde bulacağı korkusunu yaşamalı…

Tabii ki yönetenler adil olmalı, liyakata önem vermeli… Ondan önce yönetenler liyakatli olmalı, hiçbir devlet kurumuna siyasetin gölgesi düşmemeli… “Onun adamı, bunun adamı” şeklinde kayırıp kollama yapılmamalı…

Bizim devlette en çok yapılan da bu nedense…

Ayrıca bakınız:

Yoruma kapalıdır