“Eğer AKP Bursa Milletvekili Ali Koyuncu, Mustafakemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi’nde yer tahsisi yapılan, her işi yasalara uygun (Dikkat çekerim, hukuki demiyorum. Yasallıkla, hukukilik arasında fark var çünkü… Yasal her işlem hukuka uygun anlamı taşımaz) Marzinc firmasının yetkililerini huzuruna çağırıp da…

‘Siz kim oluyorsunuz da benim bölgemde benden habersiz fabrika kurmaya kalkıyorsunuz? Ben Mustafakemalpaşa çocuğuyum. Buralarda benden habersiz kuş uçamaz’ demese…

Marzinc yöneticileri de Koyuncu’nun bu efelenmesine karşılık boyun bükse…

Ne tartışma olurdu, ne çevre sorunu, ne de hukuksuzluk…”

Bursa gündemini kasıp kavuran Marzinc ile ilgili yazdığım tek yazıda birkaç ay önce böyle demiştik.

O günden sonra Marzinc yöneticileri bir yandan, Mustafakemalpaşalılar diğer yandan konunun sıcak kalması için her türlü adımı attılar. Halk eylem yaptı, fabrika kurmaya çalışanlar da medyayı kullanarak (!) haklılıklarını anlatmaya çalıştı.

Tabii ki ne Mustafakemalpaşalılar’ın isyanı ne de Marzinc yöneticilerinin çabası yetti, bu konuda net bir karar vermeye…

Tek güvencemiz yargıydı ve nitekim Mustafakemalpaşa’nın Demirdere, Paşalar, Ocaklı ve Güllüce köyleri tüzel kişiliklerince açılan davada Bursa 1. İdare Mahkemesi’nin vereceği karar beklenmeliydi.

Nitekim mahkeme, Çevre ve Orman Bakanlığı ÇED raporunun iptali istemiyle açılan davada kararını 21 Aralık 2009 tarihinde vermiş ve demiş ki;

“…Bursa 2020 yılı 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı hükümlerine aykırı olarak verilen ‘Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu’ kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

…hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemin; uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceğinden (…) yürütülmesinin durdurulmasına oybirliğiyle karar verildi.”

Zira çevre düzeni planları;

Dengeli ve sürekli kalkınma amacına uygun olarak ekonomik ve ekolojik kararların bir arada düşünülmesine olanak veren, rasyonel doğal kaynak kullanımını sağlamak üzere kalkınma planları ve varsa bölge planları temel alınarak yapılan, tarım, turizm, konut, sanayi, ulaşım vb. arazi kullanım kararlarını, politika ve stratejilerini belirleyen 25, 50 ve 100 binlik ölçeklerde hazırlanan, notları ve raporuyla bir bütün olan üst ölçekli fiziki plandır.

Mahkeme kararında da böyle tanımlanıyor.

Peki, Marzinc’e verilen “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” raporu hazırlanırken, Bursa’nın 2020 yılı Çevre Düzeni Planı ilkeleri dikkate alınmış mı?

Alınmamış!

1. İdare Mahkemesi kararı, Çevre ve Orman Bakanlığı’nın çelişkisini ortaya koyuyor.

Hadi ilk aşamada Mustafakemalpaşa OSB’de yer tahsisi yapılmasını, ÇED toplantılarında halkın onay vermiş olmasını yok sayalım…

Böyle olsa bile bakanlığın, baca emisyonu ve diğer kirletici unsurlarından dolayı Tekirdağ’da ÇED raporu vermediği bir tesis için Bursa MKP’de olumlu rapor vermesi düşündürücü tabii ki…

Konu yargıya taşınıncaya kadar geçen süreçte akçeli ilişkiler mi söz konusu olmuştur, yoksa siyasi müdahale mi?

Zamanla öğreniriz nasıl olsa…

Ayrıca bakınız:

Etiketler:
 

Yoruma kapalıdır