Kısa adı GÜMÇED olan Güney Marmara Doğal ve Kültürel Çevreyi Koruma Derneği, Yenişehir Burcun Köyü’nde yapılacak Akros Çimento fabrikasıyla ilgili iptal kararı verilmesini sağladığı davadan feragat etti.
Peki bu ne anlama geliyor?
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 91 ve 95. maddeleri gereğince, Bursa 1. İdare Mahkemesi’nin verdiği iptal kararının düşmesi demek… Yani, “Akros’la ilgili Toprak Koruma Kurulu raporunu iptal kararı ortadan kalktı, fabrikanın yapılabilmesi için engel kalmadı” demek…
Daha çarpıcı olan ne biliyor musunuz?
GÜMÇED Yönetim Kurulu’nun karar defterine yazdığı karar… Dernek genel merkez yönetim kurulunun 15 Temmuz 2010 tarihli, 16 sayılı kararı aynen şöyle:
“Bursa 1. İdare Mahkemesi’nde 2008/565 sayılı dosya ve 2009/319 sayılı dosya ile açılan davalardan aşağıda yer alan gerekçelerden dolayı feragat edilmesine oybirliğiyle karar verilmiştir. (Oyçokluğu olsa gerek, kararda iki imza eksik)
1- GÜMÇED tüzüğü çevre ile uyumlu kalkınma anlayışını temel alır.
2- Tüm kamuoyu bilir ki; GÜMÇED hiçbir zaman yatırım düşmanı olmamıştır.
3- GÜMÇED rant savaşının içinde olmadı, olamaz da…
4- GÜMÇED, ekonomik ve yerel kalkınmanın önünde engel değildir.
5- GÜMÇED olarak kendimize de özeleştiri yapmamız gerekirse, teknik ve bilimsel yönden algılamada eksik kaldık. Gerçek çevreciliğin kalkınmaya engel olmaması gerektiğini, ayrıca yatırımın çevreye entegre edilerek kalkınmanın mümkün olacağını gösterdi.
6- Kalkınma, çevreyi, köylüyü ve yoksulu göz ardı etmeden olmalı. Rastgele kalkınma yerine ekosistemi içine alan ‘eko ekonomi’ konsept politikaları geliştirilmelidir. Fakat ne yazık ki bu politikalar uygulanmıyor. AKROS Çimento’nun yapılacağı bölgenin tüm muhtarları, köylüler, eylemleriyle, defalarca yaptıkları basın açıklamalarıyla AKROS’un köylü ve yoksullar için umut kapısı olduklarını söyleyerek yatırımın bir an önce başlatılması yönünde çalışmalar yürütüyorlar.
Bununla birlikte derneğimizce Yenişehir’e bağlı Burcun, Paşayayla, Fethiye, Kıblepınar, Büyüksu, Menteşe, Toprakocak, Yeniköy, Karacaali, Kavaklı ve Süleymaniye köyü muhtarlarından fabrikanın önünde engel olmamamız, köyün yatırıma sosyal ve ekonomik yönden ihtiyacı olduğuna dair aldığımız mektup, davadan geri çekilmemizde etkili olmuştur.
Artık rahatlıkla söyleyebiliriz ki köylünün önünde engel değiliz. Vicdanımız rahat…
6- Fabrikanın ÇED raporlarından eksiksiz olarak geçmesiyle birlikte 3 bin kişiye iş istihdamı, 200 milyon Euro tutarında yatırım yapılacak olması, bölgede ekonomik canlılık yaratmasına vesile olacaktır.
7- Akros Çimento’nun Çevre ve Orman Bakanlığı’ndan aldığı ÇED raporuna derneğimizin bir itirazı olmamıştır. Bu nedenle GÜMÇED olarak ilgili firmanın ÇED raporuna karşı yargıya gidilmemiştir.
Çevre ve Orman Bakanlığı’nın ÇED raporuna göre tesisin en son ileri teknolojiyle kurulacağından, baca gazı ve toz emisyonları en aza indirilerek tasarlandığını görüyoruz. İnsan ve çevre sağlığı dikkate alındığında yer altı ve yer üstü suları, tarım alanlarına olumsuz etkilerinin önleneceğini anlıyoruz.
8- AKROS Çimento AŞ tarafından hazırlanan ÇED uzman görüşü raporu tarafımızdan incelenerek olumlu karşılanmıştır.
9- Feragat etmemizin en büyük nedeni fabrikanın enerji ihtiyacının bir bölümünü rüzgar santrallerinden elde edeceği, dünya ve ülkemizde ilk defa hidro(?) katkılı yakıt ünitesini kuracağı açıklamaları olmuştur.
10- 9 maddeden oluşan gerekçelerden dolayı davayı sürdürmenin anlamı kalmamıştır.”
Şapkanız düştü biliyorum.
Benim de…
Hem yazı alanım da tükendi.
Geçmişten hatırlatmalar yaparak yorumu, bundan sonraki süreçte neler olacağını ve açtığımız defteri dürme işini yarına bırakalım!

Ayrıca bakınız:

Etiketler:
 

Yoruma kapalıdır