31 Aralık gecesi 00:01’i gösteren saatler keskin bir bıçağın ağzı değil ki, geçen yıldan kalan acıları, hüzünleri, kalp kırıklıklarını, umutsuzlukları, borçları hayatımızdan silip atsın…

İşte dün gece saatler gece yarısını gösterdiğinde, sanki böyleymişcesine sarıldık yakınlarımıza, dostlarımıza, çocuklarımıza… Sanki hayatımızı çekilmez kılan bütün sorunları, memleket meselelerini silip atıverdik.

Umut, çaresizliğin teselli ikramiyesi aslında… Milli Piyango’dan büyük ikramiye çıkmasa bile, çaresizliğin tesellisi “umut”la avuttuk kendimizi bir yılbaşı gecesi daha…

Üstelik hükümetin yılbaşı sürprizi yüksek oranlı zamlarını dert etmeden… Arada bir tane vardı ya “doğalgaza ocak ayında zam yapılmayacağı” haberi, bu da diğerlerinin tesellisi oldu, hükümetin verdiği makarna ve kömürle yetinen gariban halkıma…

Benzinin fiyatı 3.64 liraya çıkarılarak yeni bir rekora imza atılmış;

Motorlu taşıt vergisi yüzde 3.3 oranında artırılmış;

Cep telefonlarındaki maktu vergi 40 liradan 50 liraya çıkarılmış;

İçki ve sigaradaki vergi oranı yüzde 58’den 63’e, otoyol ücretlerinde en kısa mesafe ücreti de 1.25’ten 1.50’ye çıkarılmış…

Oh iyi olmuş!

Bu halk, müstahak!

Dün marketler ana baba günüydü. Evinde yılbaşı kutlaması yapacakların alışveriş torbalarını inceledim uzaktan… Meyveler, alkollü alkolsüz içecekler, çerezler gırlaydı…

Birkaç dakika durup izlediğim vatandaşların ya gerçekten kutlamaya değer bir şeyleri vardı…

Ya zamları, ekonomik ve siyasi krizin sıkıntılarını bir geceliğine de olsa defetmek, efkâr dağıtmak niyetindeydi…

Ya da alışveriş yaparken kontrolünü kaybeden hastalıklı kişilerdi…

Son seçenek kanımca en mantıklı olanıydı… Hüküm süren ekonomik düzen, tüketim alışkanlıklarını öyle bozmuştu ki, kredi kartları sayesinde kendisinin olmayan parayı harcamada pek bir mahir olmuştu halk…

Tasarruf kelimesi lügatlardan çıkarılmış, yerini taksit ertelemeler, uzun vadeli borçlanmalar almıştı.

Çocukların sonu gelmez isteklerine hayır diyememenin, dahası kendi isteklerimizi dizginleyememenin faturasını pahalı öder olmuştuk.

Böyle davranıldığı, zamlara ve yanlış kararlara ses çıkarılmadığı için de ülke yönetiminin emanet edildiği zata, “Kusura bakmasınlar, kredi kartı borçluları dürüst değil” deme olanağı tanınmıştı.

Bu halk müstahak!..

Bugün 1 Ocak 2010…

Yeni bir yıl ama ne yazık ki 2009’dan daha da kötü geçeceğine ilişkin işaretler var. Milli Piyango’nun büyük ikramiyesi gene çıkmadı, amorti bile yok bilete…

Olsun varsın… 2009’un bilançosundan devreden maddi ve manevi açıklarımızı kapatmayı umduğumuz sanal bir kalemimiz var bütçemizin gelir hanesinde…

UMUT…

Ayrıca bakınız:

 

Yoruma kapalıdır