Aydınlanmaya olan ihtiyacın en çok arttığı bir dönemi yaşıyoruz.

21. yüzyılda, iletişimin sınırları kaldırdığı bir çağda, dünyanın en ücra köşesinde olan bitenden bile haberdarken her an…

Sanki karanlıklarda boğulmuşçasına aydınlanma ihtiyacı hissetmek de ne ola ki?

Her ne kadar teknoloji ve iletişimdeki gelişmeyi modernleşme saysak da, hak ve özgürlükler bakımından modernleşemediğimiz, toplumların çoğunluğunun tarihin değişik katmanlarındaki kadar özgürlüğe aç olduğu bir gerçek…

İnsanoğlunun işlediği her suç gözümüzün önünde cereyan ederken, hem de projektörlerle aydınlatılırken, karanlıktan ve karşıtı olan aydınlanmadan bahsetmek anlamsız kaçıyor elbette…

Öyle ki; o projektörler gözlerimizi kamaştırıyor, gözümüzün önünde gerçekleşen katliamları bile görmemizi engelliyor. Karanlıkta değil, tam aksine aydınlıkta boğuluyor toplumlar…

Biz iyisi mi ihtiyacımızı “aydınlanma” değil, “ayılma-uyanma” olarak adlandıralım…

* * *

Bursa Gazeteciler Cemiyeti’nin Nilüfer Belediyesi işbirliğiyle düzenlediği “Aydınlarla Yüz Yüze” söyleşilerinin bu yılki programı, hafta sonunda başkanlar Nuri Kolaylı ve Mustafa Bozbey tarafından açıklandı.

Çok zengin bir program… Kimler yok ki?

Yaşar Kemal, Aydın Doğan, Tarhan Erdem, Altan Öymen, Sunay Akın, Ayşe Kulin, Server Tanilli, Esin Avşar, Ahmet Say, Ümit Zileli, Fikri Akyüz, Bejan Matur, Mehmet Ali Alabora, Yılmaz Büyükerşen, Hasan Fehmi Güneş, Turgut Özakman, Özlem Türköne, Mithat Bereket, Mahir Kaynak, Talat Şalk…

İlk etkinlik yarın akşam saat 20.00’de basın Kültür Sarayı Uğur Mumcu Salonu’nda… Konuklar Ercan Karakaş, Deniz Kavukçuoğlu, Bejan Matur ve Prof. Dr. Ahmet Özer olacak. Söyleşinin konu başlığı ise “Türkiye’de özgürlükler”

* * *

Aydınlarla Yüz Yüze etkinliklerine geçen yıllarda Uludağ Üniversitesi de ortak oluyordu. Ekonomik sıkıntıyı gerekçe gösteren üniversite bu yıl organizasyonda yok…

Açıklanan gerekçe ekonomik sıkıntı olabilir elbette, ancak üniversitenin son bir, birbuçuk yılına baktığınızda ister istemez şu yorumu yapıyorsunuz.

Atanmış biri, seçilmiş biri kadar rahat davranamaz!

Kim için diyoruz bunu?

Elbette, Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mete Cengiz için… Cengiz’in üniversite bünyesinde yapılan seçimde, Prof. Dr. Merih Yurtkuran’dan sonra ikinci sırada olduğu unutulmamalı…

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından atanmış biri nihayetinde… Haliyle atanmış bir rektörün, çoklukla muhalif seslerin yer aldığı bir organizasyonda düzenleyici rol üstlenmesini beklemek anlamsız olur.

Konumuz “özgürlükler” olduğunda, Prof. Dr. Mete Cengiz’in, “Aydınlarla Yüz Yüze” etkinliğine ortak olmama özgürlüğünü de anlayışla karşılamamız gerekir!

Fakat üniversitelerin, özgür düşünceyi besleyen en ideal ortamlar olduğu veya olması gerektiğini de hatırlatırız.

Ayrıca bakınız:

  • Biliyorum zor, ama sabır!Biliyorum zor, ama sabır! AKP yandaşı medyanın sivri kalemlerinden Fikri Akyüz’e tahammül edemeyen, kendi görüşünü […]
  • Güler misin, ağlar mısın?Güler misin, ağlar mısın? Bursa Gazeteciler Cemiyeti’nin, bu yılki geleneksel meslek ödülleri, Aydınlarla Yüzyüze […]
  • “Filim Bitti” Hafta sonuna, şöyle kalorisi fazla olmayan bir yazıyla girelim… Sinemadan müzikten […]
  • Kendini cennette sananlar! Bir VIP salonu… İçeride bakanlar, milletvekilleri, danışmanlar var. VIP salonu dediğiniz […]

Yoruma kapalıdır